menopoz.net
menopoz dönemi konusunda bilinmesi gerekenler

Kadın Sağlığı Arama Motoru

Doğru arama yapın, aradığınızı bulun...


Dr. Kağan Kocatepe'den muayene randevusu almak için tıklayın>>

GENEL BİLGİLER
Çağlar boyunca menopoz ve insanın yaşam süresi
Kadının menopoza girme yaşı
Genel bilgiler
Menopoza geçiş dönemi
Görsel bilgiler (videolar)
TEMEL BİLGİLER
Menopoz bir hastalık durumu değildir
Menopozda ortaya çıkan değişiklikler
Ateş basması atakları
Menopoz döneminin tuhaf belirtileri
Genital organlarda ve idrar yollarında gerileme (atrofi)
Bilişsel işlevlerde bozulma ve Alzheimer hastalığı
Menopoz döneminde ruhsal değişiklikler
Menopoz döneminde cilt değişiklikleri
Erken menopoz nedir?
TANI İŞLEMLERİ
Jinekolojik muayene
Papsmear
Kendi kendine meme muayenesi
Kendi kendine vulva muayenesi
Mamografi
Kemik dansitometrisi (DEXA)
Endometriyal biyopsi
SIK GÖRÜLEN SORUNLAR
Yumurtalık kistleri
Miyomlar
Rahim sarkması
İdrar kaçırma ve diğer idrar yolu sorunları
Osteoporoz (kemik erimesi)
Tiroid sorunları
Obezite
TEDAVİ İŞLEMLERİ
Kegel egzersizleri
Hormon replasman tedavisi
Osteoporoz (kemik erimesi) tedavisi
Jinekolojik ameliyatlar
JİNEKOLOJİK KANSERLER
Genital kanser riski
Jinekolojik kanserlerde erken tanı
Rahim kanseri
Rahimağzı kanseri öncüsü lezyonlar
Rahimağzı kanseri
Yumurtalık kanseri
Vulva kanseri
Meme kanseri
  Osteoporoz (kemik erimesi)  
menopoz.net sitesi Dr. Kağan Kocatepe tarafından hazırlanmıştır.

[ana sayfa]

Rahim içi yaşamın ilk haftalarından itibaren oluşmaya başlayan kemik dokusu çocukluk ve ergenlik döneminde son şeklini almaya başlar ve insan 30'lu yaşlara geldiğinde kemikler kütlesel açıdan en dayanıklı hale gelmiş durumdadırlar.

Kemikler yük taşımaya dayanıklı yapılar olarak yüksek oranda bağdokusu ve kalsiyum içerirler. Vücudun kalsiyum ihtiyacı gerekli durumlarda kemiklerden serbestleşerek kana geçen kalsiyumla sağlanır. Yani emiklerdeki kalsiyumun iki önemli işlevi vardır: kemiklerin dayanıklılığını artırmak ve gerekli durumlarda vücudun kalsiyum ihtiyacını karşılamak.

Kemik kütlesi 30'lu yaşlardan itibaren yavaş bir şekilde gerilemeye başlar. Bu yavaş gerileme engellenebilen bir süreç değildir ve gerileme hızı artmadığı sürece kemiklerin sağlamlığı insana uzun bir yaşam boyunca yeter.

Yukarıdaki şekilde görülen eğrilerden üstte olanı 30'lu yaşlara daha yüksek bir kemik kütlesiyle başlayan bir insanın kemik kütlesinin azalma hızını göstermektedir. Bu insanda kemiklerin kırılma riskinin arttığı nokta (kırık eşiği) yaklaşık 75 yaşında başlamaktadır. Alttaki eğri ise 30'lu yaşlara nispeten düşük bir kemik kütlesiyle başlayan bir insanın kemik kütlesinin ne şekilde azaldığını göstermektedir. Bu insan kırık eşiğine 50 yaşında ulaşmıştır!

Kemikler yapısal olarak östrojen hormonuna bağımlı dokulardır. Kadın menopoza girdiğinde kemik kütlesindeki gerileme hızı artar ve özellikle aşağıda bahsedilen risk faktörü olan kadınlarda osteoporoz adı verilen durum ortaya çıkabilir.

Osteoporoz insan ömrünün giderek uzamasıyla birlikte ülkemizde de önemli bir sorun haline gelmiştir.

Osteoporoz nedir?

Osteoporoz, veya daha çok bilinen adıyla "kemik erimesi", kemiğin mineral içeriğinin azalması nedeniyle dayanıklılığının azalması, kalitesinin düşmesidir.

Vücutta kortikal kemik ve trabeküler kemik olmak üzere iki ayrı kemik türü vardır. Kortikal kemik tüm vücut kemiklerinin %80'ini oluştururken, trabeküler kemik, bir arı peteği yapısında olan ve yüzey alanı daha geniş bir kemik türüdür. Trabeküler kemik omurgalarda ve uzun kemiklerin uç kısımlarında yer alır ve osteoporoza bağlı kırıklara en hassas bölgeler de buralarıdır.

Kemikler sürekli olarak yapım-yıkım olaylarının ardı ardına devam etmesiyle yenilenen canlı dokulardır.

Trabeküler kemiğin yapım-yıkım hızının kortikal kemiğe göre 4-8 kat daha hızlı olması bu kemikleri kırıklara daha hassas hale getirmektedir.

Kadınlarda 30'lu yaşlara kadar yapım-yıkım olayı dengeli bir şekilde devam ederken, bu yaştan itibaren yıllık %0.5'lik bir oranda geri dönüşümsüz bir kemik kaybı olur. Bu, özellikle menopozdan itibaren daha da hızlanır ve menopozda olan bir kadın her yıl trabeküler kemiklerinin %5'ini ve tüm vücut kemik dokusunun %1-1.5'luk bir kısmını kaybeder. Bu kayıplar 10-15 yıllık hızlı bir dönemden sonra oldukça azalır. Bu aşamaya kadar kaybedilen kemik dokusu miktarı kadının ileride kemik kırığıyla karşılaşıp karşılaşmayacağını belirleyen en önemli etkenlerden biridir. Zira bu süre içerisinde trabeküler kemiğin %50'si kortikal kemiğin ise %30'u kadar bir miktarı kaybedilmiş olabilir.

Osteoporoz hangi kemikleri etkiler?

Osteoporoz en sık vücudun yükünü taşıyan ve trabeküler yapıda olan omurları etkiler. Tüm osteoporoz olgularının %47'si omurlarda, %20'si kalçada (uyluk kemiğinin baş kısmında), %13'ü bileklerde ve %20'si diğer kemiklerde görülür.

Bunun sonucunda özellikle ileri yaşlarda omurlardaki çökme kırıklarına bağlı olarak boyda kısalma olabileceği gibi (bir kadının ileri yaşlarda boyu 15-20 santimetreye kadar kısalabilir!), hafif düşmeler sonucunda veya kendiliğinden, başta kalçada olmak üzere diğer kemiklerde hayatı tehdit eden kırıklar meydana gelebilir.

Osteoporoz kimlerde daha sık görülür?

Osteoporoz riski yaşla birlikte artar ve özellikle kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür. İnce kemik yapısı olanlarda, ailesinde ve özellikle ailesindeki kadınlardan birinde kemik kırığı öyküsü veya boy ksalma öyküsü bulunan kadınlarda, 45 yaşından önce kendiliğinden veya ameliyatla yumurtalıkların alınması neticesinde menopoza giren kadınlarda, uzun süreli adet görememe şeklinde adet düzensizliği olan kadınlarda, gıdalarının kalsiyum içeriği az olan kadınlarda (en önemli kalsiyum kaynakları süt ve süt ürünleridir), yaşamlarında egzersize yer vermeyen, sigara içen, aşırı alkol kullanan kadınlarda, kortizon ve diğer bazı ilaçları kullanmak zorunda olanlarda ve başta hipertiroidi (tiroid hormonlarının yüksek olması) olmak üzere çeşitli hormonal hastalıklarda osteoporoz gelişme riski arar.

70 yaşın üzerinde olan kadınların %21'inde hiçbir belirti olmasa da radyolojik olarak kırık yönünde değişiklikler gözlenir. Kalça kemiği kırıklarının riski menopozdan 10-15 yıl sonra artmaya başlar ve 90 yaşında bir kadının kalça kemiği geçirmiş olma olasılığı %20'dir. Bu kalça kırıklarının yaklaşık %15'i ilk üç ayda ölümle sonuçlanacak kadar ağırdır. Özellikle kalça kırıkları %50 kadında sakatlıkla sonuçlanır.

Osteoporoz tanısı nasıl konur?

Klasik radyolojik yöntemlerle (düz röntgen filmleriyle) osteoporoz tanısı koymak hatalıdır. Bunun yerine DEXA adı verilen özel yöntemle ve kemik tomografisi yöntemiyle vücudun en hassas kemikleri olan uyluk başı bölgesi, omurlar ve kol kemiklerinin incelemesi yapılır ve hassas bir şekilde tanı konabilir. Bu incelemelerde kemiklerin durumu "normal", "osteopeni" (osteoporoz başlangıcı), "osteoporoz" ve "ileri derecede osteoporoz" olmak üzere farklı ifadeler kullanılarak rapor edilir.

Hiç bir şikayeti olmayan kadınlarda bile menopoza girdiklerinde bir kez ve daha sonra beşer yıllık aralıklarla kemik ölçümü önerilmektedir.

Osteoporoz nasıl tedavi edilir?

Başlamış bir osteoporoz süreci sonucu kaybedilen kemiği yerine geri getirmek zordur. Ancak süreç bazı tedavilerle büyük oranda durdurulabilir. Bunun sonucunda ileri derecede osteoporoz olguları hariç, kırık oluşma riski de önemli derecede azalmış olur.

Östrojen tedavisinin süreci yavaşlattığı artık kesinlikle kanıtlanmıştır. Östrojen tedavisi alanlarda kol ve kalça kırıklarında %50-60 oranında azalma, beraberinde kalsiyum alımı da sağlandığında (kalsiyumdan zengin gıdalar alınması ve gerekli durumlarda ilaç şeklinde kalsiyum tedavisi) omurga kemiği kırıklarında %80'lik bir azalma beklenebilir. Bu, özellikle en az 5 yıllık bir tedavi sonrası etkili olur.

Östrojen tedavisinin etkili olabilmesi için tedavi devam etmelidir. Tedavi bırakıldığında osteoporoz süreci tedaviden önceki eski hızıyla devam eder. Progesteron tedavisi de kalsiyum metabolizması üzerindeki olumlu etkileriyle osteoporozun önlenmesine katkıda bulunur.

Kalsiyum emilimi yaşla birlikte azalır ve özellikle menopoz sonrası azalma daha belirgin olur. Kalsiyum dengesinin sağlanması osteoporoz engellenmesinde en önemli basamaklardan biridir. Ancak östrojenin az olduğu durumlarda kalsiyum ne kadar alınırsa alınsın etkili olmayabilir. Bu yüzden östrojen tedavisine ek olarak vücuda gıdalarla veya ilaç verilmesi yoluyla günlük 1000 gram kalsiyum girişinin sağlanması önemlidir.

Östrojen tedavisinin sakıncalı olduğu durumlarda ise daha farklı ilaçlardan faydalanılabilir.

İlaç tedavisi dışında osteoporozun önlenmesi veya ilerlemesinin durdurulması için yaşam tarzında da bazı değişiklikler yapılmalıdır. Günde en az 30 dakika olmak üzere, haftada 3 kez vücudu zorlamayan sporlar yapılması menopoz döneminde kemiğin mineral miktarını önemli ölçüde iyileştirir. Sigara ve alkol kullanımının en az düzeyde tutulması da son derece önemlidir.

gebelik.org jinekoloji.net aileplanlama.com hormonlar.com cinselhastalik.com ikizgebelik.com gebelik.net
jinekoloji.org hamilelik.tv
   Copyright © 2007 - 2100 menopoz.net. Tüm hakları saklıdır. Dr. Kağan Kocatepe uyarı     Dr. Kağan Kocatepe hakkında